Incoterms, Milletlerarası Ticaret Odası'nın derlediği ve uluslararası satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının yükümlülüklerini standart kısaltmalarla tanımlayan bir kurallar bütünüdür. Bir sözleşmede "CIF Rotterdam" yazdığında, tarafların masrafı kimin üstleneceğini, malın hangi noktada teslim edilmiş sayılacağını ve hasar riskinin hangi anda el değiştireceğini satır satır yazmasına gerek kalmaz; kısaltma bunların hepsini taşır.
Kuralların mantığını kavramanın en hızlı yolu, üç ayrı soruyu birbirinden ayırmaktır: masrafı kim öder, taşımayı kim ayarlar, riski kim taşır. Sınav sorularının ezici çoğunluğu bu üçünün birbirine karıştırılması üzerine kuruludur. En sık tuzak, masrafı ödeyen tarafın riski de taşıdığı varsayımıdır. C grubu terimlerde (CFR, CIF, CPT, CIP) bu varsayım açıkça yanlıştır: satıcı navlunu varış noktasına kadar öder, ama risk çok daha önce, malın taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer. Bu nedenle C grubuna "iki noktalı terimler" de denir — teslim noktası ile masrafın bittiği nokta farklıdır.
Terimler dört harf grubuna ayrılır. E grubunda tek terim vardır, EXW; satıcının yükü en azdır, malı kendi tesisinde hazır etmesi yeterlidir. F grubunda (FCA, FAS, FOB) satıcı malı alıcının belirlediği taşıyıcıya teslim eder, ana taşımayı alıcı ayarlar. C grubunda satıcı ana taşımayı ayarlar ve öder ama riski taşımaz. D grubunda (DAP, DPU, DDP) satıcı malı varış ülkesinde teslim eder ve riski oraya kadar taşır; bu grupta teslim ile riskin devri aynı noktadadır.
Pratikte en çok hata yapılan iki nokta vardır. Birincisi, FOB teriminin konteyner taşımacılığında kullanılmasıdır; FOB gemi küpeştesine göre tanımlandığı için konteyner yüklerinde doğru terim FCA'dır, çünkü konteyner terminalde taşıyıcıya devredilir, gemiye elden yüklenmez. İkincisi, DDP teriminin ithalat vergilerini satıcıya yüklemesidir; satıcı çoğu zaman alıcının ülkesinde vergi mükellefi olmadığı için bu terim uygulamada ciddi sorun çıkarır.
Incoterms yalnızca teslim, masraf ve riski düzenler. Mülkiyetin ne zaman geçtiğini, ödeme koşullarını, uyuşmazlıkta hangi hukukun uygulanacağını düzenlemez; bunlar satış sözleşmesinin ayrı maddeleridir. Bu sınır, hem uygulamada hem sınavda sıkça unutulur.
Son olarak, Incoterms kurallarının her revizyonu bir öncekini yürürlükten kaldırmaz. Taraflar sözleşmede hangi sürümü kullandıklarını açıkça yazmalıdır; "CIF Rotterdam Incoterms 2020" ile yalnızca "CIF Rotterdam" yazmak arasında, uyuşmazlık hâlinde hangi metnin uygulanacağı bakımından fark vardır. Sürüm belirtilmediğinde mahkeme ya da tahkim heyeti sözleşme tarihindeki geçerli sürümü esas alma eğilimindedir, ancak bu bir güvence değildir.